noel yortusu, küçük kuzenimin koskoca yirmi yılı devirdiği, istanbul’da nemli ve fena soğuk bir günün gecesi. yalnız olmanın pek o kadar da koymadığı zamanlar geçirmekte olduğum halde, yanımda birinin - herhangi birinin - olmasını istediğim nadir gecelerden biri. başka da bir özelliği yok tarihin.
 çıktım, eski sokağımın bir üst sokağındaki kilisedeki ayine, inanabilen insanların huzuruna kapının dışından bir baktım, sokağın sonundaki apartmanın duvarından bana ve kendi evinin sokağına bakan gencecik barış manço’ya baktım, eczanenin sıkı sıkıya kapalı kepenklerinin arasından görmek imkansız olduğu halde içeriye bakmaya çalıştım, birşeyler okunamayacak kadar loş / oturulamayacak kadar kalabalık arkaodaya baktım ve nihayet sokağıma geri döndüm. dört sokak köpeğinin sahipleri bellediği berduşun, birbirlerine caka satan uzun tüylü, bakımlı kedilerin, evinden sanki hiç çıkmayanların sakin, sessiz, boş sokağına..
fotoğraf: herndon, VA, aralık 2009
sonradan akla gelen: yılın bitişine dair başka birşey yazmayacağım, zira ben bu yılı çoktan bitmiş sayıyorum.

noel yortusu, küçük kuzenimin koskoca yirmi yılı devirdiği, istanbul’da nemli ve fena soğuk bir günün gecesi. yalnız olmanın pek o kadar da koymadığı zamanlar geçirmekte olduğum halde, yanımda birinin - herhangi birinin - olmasını istediğim nadir gecelerden biri. başka da bir özelliği yok tarihin.


çıktım, eski sokağımın bir üst sokağındaki kilisedeki ayine, inanabilen insanların huzuruna kapının dışından bir baktım, sokağın sonundaki apartmanın duvarından bana ve kendi evinin sokağına bakan gencecik barış manço’ya baktım, eczanenin sıkı sıkıya kapalı kepenklerinin arasından görmek imkansız olduğu halde içeriye bakmaya çalıştım, birşeyler okunamayacak kadar loş / oturulamayacak kadar kalabalık arkaodaya baktım ve nihayet sokağıma geri döndüm. dört sokak köpeğinin sahipleri bellediği berduşun, birbirlerine caka satan uzun tüylü, bakımlı kedilerin, evinden sanki hiç çıkmayanların sakin, sessiz, boş sokağına..

fotoğraf: herndon, VA, aralık 2009

sonradan akla gelen: yılın bitişine dair başka birşey yazmayacağım, zira ben bu yılı çoktan bitmiş sayıyorum.

bu şehrin bir de,

siderta:

Bu şehir, otobüste kahvaltı edenlerin, otobüste uyuyanların, otobüste uyananların, otobüste aşık olanların, otobüste itişenlerin, otobüste sevişenlerin, otobüste dövüşenlerin, otobüste düşünenlerin,  otobüste okuyanların şehri. Günaydın.

iskelede itiş kakış vapur bekleyenleri, vapurda çay bekleyenleri, vapurda martıları bekleyenleri, vapurdan inmek için iskelenin verilmesini bekleyenleri ve bekleyemeden atlayanları var. her sabah ve her akşam.

✈ ☁ ☁

yollar, her zaman.

çocukluğumda ne ağaca çıkmışlığım, ne bisiklete binmişliğim, ne de gerçek anlamda sokakta oynamışlığım var.

29 yılı doldurduğum bu yaz ise ömrümde sürmediğim kadar uzun bisiklet sürdüm, cesaretimi toplayıp ağaçlara tırmandım, ve en nihayetinde bugün yan komşunun bahçesindeki nar ağacından tam beş adet kocaman kıpkırmızı nar çaldım. suyunu sıktım, afiyetle içtim.

çocukluk bazen geriden takip edebiliyor insanı.

buranın boş olduğuna bakıp gitmeyin hemen..

kış temizliği yaptım, gerekliydi.  yakında yeniden dolacak.